Public Lab Wiki documentation


  • 0

Public Lab - Summary in Turkish



Açık Teknoloji ve Bilim için Halk Laboratuvarı

Açık Teknoloji ve Bilim için Halk Laboratuvarı (The Public Laboratory for Open Technology and Science - Public Lab), aktivistler, çevreciler, eğitimciler, araştırmacı ve bilim insanlari gibi çok farklı disiplin ve alanlardan gelen bireylerin oluşturduğu, son derece ekonomik, erişilebilir, bireylerin kendi başlarına ya da bir grup olarak tasarımını ve uygulamalarını geliştirebilecekleri teknolojik donanım ve yazılımlar geliştiren ve bu teknolojiyi çevresel araştırmalar için kullanan dünya çapında bir topluluk olarak özetlenebilir.

Kar amacı gütmeyen bu topluluğun temel amacı, açık kaynak bazlı yazılım ve donanımlar geliştirerek, insanların kendi çevrelerindeki olumlu ya da olumsuz değisiklikleri takip ederek gerekli verileri toplayıp paylaşmalarını, bu verileri analiz ederek çevresel etkenleri daha iyi anlamalarını sağlamak ve çevre konusunda bilimsel yöntemleri kullanarak bir bilinç ve farkındalık yaratmaya calışmaktır.

Nasıl Başladı?

Public Lab yapısında bir oluşumun fikir olarak ilk defa ortaya çıkması, Meksika Körfezi’ndeki BP tarafından işletilen petrol platformlarından birinde 2010 yılında meydana gelen kaza sayılabilir. Bu kaza sonrası oluşan korkunç çevre felaketinin bilinçli olarak halktan gizlenmesi sonrasında Shannon Dosemagen, Jeffrey Warren ve Stewart Long, helyum balonları, uçurtmalar ve bunlara bağlanmiş ucuz sayısal fotoğraf makinalarını kullanarak, kaza sonrası olusan petrol sızıntısının gerçek etkisini ve büyüklüğünü gözler önüne serdiler.

Üç arkadaş, New Orleans’ta faaliyet gösteren Louisiana Bucket Brigade isimli sivil toplum kuruluşunun da yardımıyla ikiyüze yakın gönüllüye temel bir eğitim verdikten sonra, 100.000’den fazla fotoğraf çekmeyi ve bu fotoğrafları yine kendi geliştirdikleri MapKnitter isimli açık kaynak bazlı yazılımı kullanarak bölgenin son derece detaylı ve güncel bir haritasını elde etmeyi başardılar.

Bu başarı, Google Earth’ün de yardımıyla Dünya’nın her yerinden erişilebilir duruma gelince, basının da ilgisi kaçınılmaz oldu.

Nasıl Devam Ediyor?

200 kişilik bir harita projesiyle başlayan bu hareket, bugün Dünya çapında 10.000 kadar gönüllü katılımcısıyla hızla büyümeye devam eden bir organizasyona dönüşmüş durumda. Etkileşimin büyük ölçüde sanal ortamda sağlanmasına karşılık, yöresel olarak bir araya gelerek çalışan grupların sayısı da büyük bir hızla artmaya devam ediyor.

Bu başarıda ön plana çıkan en önemli unsurlardan bir tanesi, tüm projelerin gönüllü bireylerin ortak calışması sayesinde yürütülüyor olmasının yanında, geliştirilen tüm yazılım, donanım ve yöntemlerin açık kaynaklı olması. Böylelikle üretilen teknolojinin geliştirilmesi ve probleme özgü olarak uyarlanması etkin bir şekilde gerçeklestirilebiliyor. Tasarlanan ve geliştirilen teknolojilerin hemen hemen hepsi (hava ve su kalite ölçüm algılıyıcıları, spektrometre, yakın kızıl-ötesi kamera vs.) çevresel sorunların araştırılması, analizi ve raporlanması gibi faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesini sağlamanın yanı sıra, bilimin ve bilimsel yöntemlerin halk tarafından daha iyi anlaşılması ve halkı ilgilendiren çevresel problemlerin analizinde bilimsel yöntemlerin yine halk tarafından kullanılmasını da sağlamış oluyor.

Atlanmaması gereken bir diğer önemli konu ise özellikle açık kaynak ve açık lisans kullanımı. Public Lab gönüllüleri tarafından hayata geçirilen araştırma-geliştirme süreçleri, toplanan veriler, deneyler ve veri analizleri, karsılaşılan sorunlar, soru-cevaplar ve her türlü bilgi sanal ortamda herkesin erişimine açık bir şekilde muhafaza edildiğinden, bilimde de saydamlığın sağlanmasına katkıda bulunulmuş oluyor.

Neden Böyle Bir Organizasyona İhtiyaç Var?

2010 yılında Meksika Körfezi’nde meydana gelen kazanın üzerinden oldukça uzun zaman geçmis olmasına rağmen, sadece bölge sakinleri değil, tüm doğa hala kazanın etkilerini yaşamaya devam ediyor. Üstelik, uzun vadede bu kazanın sebep olacağı çevresel zararın tam olarak tahmin edilmesi bile tam olarak mümkün değil.

İşin üzücü tarafı, bu ve buna benzer çevre felaketlerine Dünya’nin heryerinde hergün yenileri eklenmeye devam ediyor. Ve bu kazaların çevre sağlığına etkileri halktan gizlenmeye de sürekli devam ediyor. Çernobil felaketini ve sonrasında televizyon ekranlarında çay içen yetkilileri hatırlayın.

İşte bu yüzden, teknolojinin ve bilimsel yöntemlerin halk tarafından erişilebilir kılınması çok büyük önem taşıyor. İşte tam bu noktada Public Lab’in önemi ortaya çıkıyor.

Public Lab Türkiye Grubu

Public Lab’in grup bazlı bir yapılanmayı seçmesinin en önemli nedenlerinden birisi, yöresel olarak aynı bölgede bulunan gönüllülerin fiziksel olarak bir araya gelerek bilgi alış-verişi, ortak çalışma ve etkinlikler gerçeklestirmelerini sağlamak. Çevresel sorunların bölgeden bölgeye farklılık göstermesi, bu yöresel oluşumların kendilerine özgü çözümler üretmeleri için uygun fırsat ve ortamı sağladığı gibi, o grubun bilgi birikimi ve deneyimlerini tüm Public Lab üyeleriyle de kolay bir şekilde paylaşmaları, araştırma-geliştirme süreçlerinin çok daha hızlı şekilde ilerlemesine de yardımcı olmakta.

Public Lab Türkiye grubu kurulma aşamasında ve bu oluşumda yer almayı düşünenlerin daha fazla bilgi edinebilmek için ilk yapmaları gereken, Public Lab’in internet sayfasına giderek (http://publiclab.org) proje ve konulara bir göz atmak. Ve daha sonra e-posta listelerinden (http://publiclab.org/wiki/mailing-lists) kendi merak ve ilgilerine göre istediklerine katılarak işleyişi görmeleri, degişik proje ve konularda kendi katkılarını sağlamaya başlamalarının en iyi yolu olacaktır.

Daha fazla bilgi ve/veya sorular için, e-posta yoluyla Yağız SÜTÇÜ ile (ygzstc@gmail.com) bağlantı kurabilir ya da publiclaboratory@googlegroups.com adresine e-posta atabilirsiniz.


publiclab summary turkish